“Sınıfta konuşmaktan çekiniyor.” “Doğum günü partisine gitmek istemiyor, ama sonra üzülüyor.” “Arkadaşları var ama hep geri planda kalıyor.” Ergenlik dönemi, sosyal ilişkilerin kimlik gelişimi için her zamankinden daha belirleyici hale geldiği bir süreçtir. Bu dönemde bazı gençlerde görülen sosyal kaygı, arkadaşlık kurma ve sürdürme sürecini zorlaştırabilir. Bu yazıda bu durumun ardında neler olabileceğini ve ailelerin nasıl destek olabileceğini ele alıyoruz.
Ergenlikte Sosyal İlişkiler Neden Bu Kadar Önemli?
Ergenlik döneminde akran ilişkileri, kimlik gelişiminin en önemli kaynaklarından biri haline gelir. Genç, “ben kimim, nereye aidim” sorularının yanıtını büyük ölçüde akranlarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden arar. Bu nedenle arkadaşlık ilişkilerinde yaşanan güçlükler, bu dönemde diğer yaş dönemlerine kıyasla daha derin bir etki bırakabilir.
Sosyal Çekingenlik ile Sosyal Kaygı Arasındaki Fark
Her sessiz ya da içe dönük ergen sosyal kaygı yaşıyor demek değildir. Bazı gençler doğaları gereği daha içe dönüktür, az sayıda ama derin arkadaşlıkları tercih eder ve bu durumdan rahatsızlık duymazlar. Bu bir güçlük değil, bir kişilik özelliğidir.
Sosyal kaygıdan söz edebilmek için, gencin sosyal ortamlarda yoğun bir rahatsızlık, değerlendirilme korkusu ya da eleştirilme kaygısı yaşaması ve bu durumun günlük yaşamını, arkadaşlık kurma isteğini ya da okul katılımını belirgin şekilde etkilemesi gerekir. Yani belirleyici olan içe dönük olmak değil, gencin kendi isteğine rağmen geri çekilmesidir.
Fark Edilebilecek Belirtiler
- Sınıf içinde konuşmaktan, soru sormaktan ya da fikir belirtmekten kaçınma
- Sosyal etkinliklere (parti, kutlama, grup çalışması) katılmaktan kaçınma, ancak sonrasında dışlanmış hissetme
- Yeni ortamlarda ya da tanımadığı kişilerle karşılaşmadan önce yoğun endişe
- Eleştirilme, yargılanma veya alay edilme konusunda aşırı endişe
- Fiziksel belirtiler; kızarma, terleme, mide bulantısı gibi tepkiler sosyal durumlar öncesinde artabilir
- Arkadaşlık kurma isteği olmasına rağmen adım atmakta zorlanma
- Okula gitmekten kaçınma bahaneleri üretme
Bu Durumu Neler Etkileyebilir?
Sosyal kaygının ortaya çıkmasında pek çok etken rol oynayabilir:
- Geçmişte yaşanmış dışlanma veya alay edilme deneyimleri
- Mizaç özellikleri; doğuştan gelen çekingen veya hassas yapı
- Beden algısı ve kimlik arayışıyla ilgili güçlükler
- Sosyal medyada yaşanan kıyaslamalar ve onay arayışı
- Okul değişikliği, taşınma gibi yeni ortama uyum süreçleri
- Ailede benzer eğilimlerin gözlemlenmiş olması
Aile Olarak Nasıl Destek Olabilirsiniz?
- Zorlamak yerine küçük adımlarla destekleyin. “Hemen git konuş” demek yerine, sosyal ortamlara kademeli olarak adım atmasını teşvik etmek daha etkilidir.
- Duygusunu küçümsemeyin. “Bu kadar da abartma, herkes seninle konuşmak istiyor” gibi ifadeler, gencin yaşadığı gerçek rahatsızlığı görmezden gelebilir. Bunun yerine “Bu senin için gerçekten zor olmalı” demek daha destekleyicidir.
- İlgi alanları üzerinden bağlantı kurmasını teşvik edin. Ortak bir hobi ya da ilgi alanı etrafında oluşan gruplar, sosyal ortamlara girişi kolaylaştırabilir.
- Başarıları kutlayın, sonucu değil çabayı önemseyin. Bir sosyal ortama katılmaya çalışması bile, sonucundan bağımsız olarak takdir edilmelidir.
- Kendi kaygınızı yönetin. Ebeveynin aşırı endişeli tutumu, gencin kendi kaygısını daha da büyütmesine yol açabilir.
- Bağlantıyı koruyun. Genç sosyal olarak zorlanıyorsa, evdeki ilişkinin güvenli ve destekleyici bir liman olması özellikle önemlidir.
Ne Zaman Destek Almak Faydalı Olur?
- Sosyal kaygı okula devam etmeyi ya da günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa
- Genç, arkadaşlık kurma isteğine rağmen sürekli geri çekiliyorsa
- Fiziksel belirtiler (mide bulantısı, baş ağrısı) sosyal durumlar öncesinde sıklaşıyorsa
- Durum haftalar boyunca sürüyor ve yoğunluğu azalmıyorsa
- Siz aile olarak nasıl destek olacağınızı bilemiyorsanız
Çekmeköy’de ergen psikoloğu olarak sosyal kaygı yaşayan gençlerle hem bireysel görüşmelerde hem de aile görüşmeleriyle çalışıyorum. Çekmeköy ergen terapisi sürecinde amacımız, gencin kendini güvenle ifade edebileceği bir alan yaratmak ve sosyal ortamlara adım atma sürecini kademeli olarak desteklemektir. Randevu almak için iletişim sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. İçe dönüklük bir kişilik özelliğidir ve genç bu durumdan rahatsızlık duymayabilir. Sosyal kaygıda ise genç sosyal ortamlarda yoğun bir rahatsızlık yaşar ve bu durum, kendi isteğine rağmen geri çekilmesine yol açar. Belirleyici olan gencin kendi deneyimidir.
Zorlamak genellikle kaygıyı artırır. Kademeli ve destekleyici bir yaklaşım, yani küçük adımlarla sosyal ortamlara girişi teşvik etmek, ani ve zorlayıcı girişimlerden çok daha etkili sonuçlar verebilir.
Sosyal medyada yaşanan sürekli kıyaslama ve onay arayışı, bazı gençlerde sosyal kaygıyı besleyebilir. Ekran süresi ve içerik türü hakkında dengeli bir yaklaşım geliştirmek, bu sürece olumlu katkı sağlayabilir.
Çekmeköy ergen psikoloğu Burcu Gerz'e 0531 979 95 54 numaralı telefondan veya burcugerz.com/ üzerindeki iletişim formu aracılığıyla ulaşabilirsiniz. Muayenehane, Merkez Mah. Vezir Sk. No:11/4, Çekmeköy / İstanbul adresinde hizmet vermektedir.

